Yıllık dış ticaret açığı 17 ayın en düşük seviyesinde

Yıllık dış ticaret açığı, 61,6 milyar dolara gerileyerek 17 ayın en düşük seviyesini gördü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan kasım ayı ve ocak-kasım dönemine ilişkin geçici dış ticaret istatistikleri açıklandı.

Buna göre, kasımda dış ticaret açığı yüzde 89,8 azalışla 651 milyon dolara geriledi. 6 aydır üst üste azalarak 61,6 milyar dolara inen yıllık dış ticaret açığı, 17 ayın en düşük seviyesini gördü. Yıllık dış ticaret açığı, ekim ayında 67,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti.

Ekonomistler, ödemeler dengesinin kasım ayında cari fazla vereceği, yıllık bazda da cari açığın azalacağı öngörüsünde bulundu. Ilımlı petrol fiyatlarının dış dengeyi olumlu etkileyeceğini ifade eden ekonomistler, petrol fiyatlarında son dönemde yaşanan sert düşüş sonrası ılımlı seyrin korunması halinde enerji ithalatının dış dengedeki iyileşmeye katkı sağlayacağını kaydetti.

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllık dış ticaret açığının son 17 ayın en düşük seviyesinde gerçekleştiğini, böylece yıllık dış ticaret açığının büyümedeki yavaşlama eşliğinde ithalatta devam eden yıllık azalış ve altın dengesindeki iyileşmenin sürmesiyle ekim ayı sonundaki 67,2 milyar dolar seviyesinden 61,6 milyar dolar seviyesine gerilediğini söyledi.

Tokalı, şunları kaydetti:

“Kasım ayı cari işlemler dengesine ilişkin ilk tahminimiz ise 1 milyar dolarlık fazla verebileceği ve yıllık açığın ekim ayındaki 39,4 milyar dolar seviyesinden 34 milyar dolar seviyesi altına inebileceği yönünde. Yıllık dış ticaret açığının ise büyüme hızında yavaşlama, altın ithalatında normalleşme, enerji fiyatlarının ılımlı seyri ve kurdaki değer kaybının gecikmeli etkileri ile baz etkisine de bağlı olarak, düşüş trendini sürdürerek yılı 56,5 milyar dolar seviyesinde bitireceğini tahmin ediyoruz. Gelecek yılın ikinci ve üçüncü çeyreklerinde yıllık açığın 45-50 milyar dolar bandına kadar inebileceğini tahmin etmekle birlikte büyümede yeniden dengelenmenin belirginleşmesiyle yıllık dış ticaret açığının 2019 sonunda tekrar 55-60 milyar dolar bandına yükselebileceğini öngörüyoruz.”

Altın ticaretinin, dış ticaret açığındaki iyileşmeye destek olmaya devam ettiğini bildiren Tokalı, ılımlı petrol fiyatlarının devamının dış dengedeki iyileşmeye katkı sağlayacağı öngörüsünde bulundu.

Altın ve enerji hariç dış açıktaki azalmanın güçlenerek devam ettiğini vurgulayan Tokalı, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 96 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

“İthalat ile ihracat arasındaki fark kayda değer şekilde kapandı”
GCM Menkul Araştırma Uzmanı Enver Erkan da kasım ayı nihai dış ticaret rakamlarının, ay başında Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan öncü verilerle uyumlu olduğunu ifade etti.

Son birkaç ayda olduğu gibi ihracatın artış trendini koruduğunu, ithalattaki daralmanın benzer şekilde son aylarda olduğu gibi devam ettiğini belirten Erkan, “Gerçekleşen son rakamlarla beraber ithalat ile ihracat arasındaki fark da kayda değer şekilde kapanmış görünmekte. Buna bağlı olarak dış ticaret açığı da elbette geçen yıla göre sert bir gerileme göstermektedir.” diye konuştu.

Dış ticaret açığındaki azalmanın sevindirici olduğunu ancak bu rakamların ekonominin yavaşladığı bir dönemde gerçekleştiğinin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Erkan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İthalat kalemlerinde ara malı ithalatının daralmakta olması, ekonomideki yavaşlamayla da ilintili bir görüntü oluşturuyor. Büyümenin arttığı dönemlerde de dış ticaret açığındaki azalmayı koruyabilmek ve ithal ikamesi sağlayarak ithalatı azaltabilmek önemli. Dış ticaret açığındaki azalma ödemeler dengesini de etkiliyor. Bu bakımdan ödemeler dengesindeki fazla görüntüsünün devam etmesini bekleriz. Bu trend, 2019’un ilk çeyreği için de devam edebilir. Kasım ayında da cari fazla açıklanmasını, yıllık cari açığın ise 30 milyar dolar gibi geçen senelere göre çok düşük seviyede gerçekleşmesini öngörüyoruz.”

“Petrol fiyatlarının seyri bizi olumlu etkilemeye devam edecek”
İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Seda Yalçınkaya Özer ise petrol fiyatlarında yaşanan düşüşle birlikte enerji maliyetlerinin azaldığına işaret ederek, “Muhtemelen önümüzdeki günlerde de petrol fiyatlarının seyri bizi olumlu etkilemeye devam edecektir. Ekonomideki yavaşlama ve kurda yaşanan dengelenme makroekonomik verilerde stabil bir seyir izlenmesini destekliyor. Kasım ayı dış ticaret rakamı ile birlikte hesaplamamıza göre, cari açıkta yılı 30 milyar doların altında kapatacağız gibi görünüyor.” ifadelerini kullandı.

Bakan açıkladı! Yeni indirimler gelebilir

Elektrik ve doğalgazda yapılan yüzde 10’luk indirimin gelecek kur ve petrol fiyatlarındaki projeksiyonlara göre yapıldığını söyleyen Enerji Bakanı Fatih Dönmez, “6 ay sonra fiyatlar böyle giderse indirimler sürer” dedi.

Elektrik ve doğalgazdaki indirimin gelecek yılki döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki projeksiyonlara göre oluştuğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “6 ay sonra bu fiyatlar böyle giderse doğalgaz fiyatlarına indirim yönünde yansıyabilir diyebiliriz. Burada gazın kendi cinsinden fiyatını konuşuyoruz, ama elektrikte ve doğalgaz tarafında ayrıca dağıtım giderleri, diğer yatırımlar ve işletme giderleri var” dedi. Türkiye’de hane başı gaz tüketiminin ortalama bin metreküp, konut abone sayısının da 15 milyon olduğunu belirten Dönmez, doğalgaz fiyatları tespit edilirken petrole bağımlı bir formül uygulandığını vurgulayarak, “Son 6-9 aydaki petrol fiyatlarının ortalaması formülün içerisinde önemli bir ağırlık. Bugün, petrol fiyatları değiştiğinde en geç bir hafta içerisinde akaryakıt pompalarına yansıyor. Doğalgaz fiyatlarına yansıması 6-7 ayı buluyor, elektrik fiyatlarına yansıması da artı bir ay sonrayı buluyor, böyle zincirleme bir etkisi var. Yani fiyatların değişimini pompada bir hafta sonra görüyorsunuz, doğalgaz fiyatlarında 6-7 ay sonra etkisini görüyorsunuz, doğalgaz fiyatlarına gelen fiyat değişimi de elektrik santralleri üzerinden elektrik piyasasını domine ediyor, orada da 1 aylık bir etkisi var, çünkü orada bir enerji borsası var” diye konuştu.

‘DAĞITIM BEDELİ AB’NİN ALTINDA’

Bakan Dönmez, son dönemde vatandaşların en çok tartıştığı elektrik faturalarındaki fahiş dağıtım bedelleriyle ilgili olarak da önemli açıklamalarda bulundu. Elektrik faturalarındaki dağıtım bedeli payının Türkiye’de Avrupa’dan daha düşük olduğuna dikkat çeken Dönmez, “Bizde ortalama yüzde 29, Avrupa’da ise yüzde 35… Hatta yüzde 45-50 olan ülkeler de var” dedi. Dönmez, vatandaşların faturadaki dağıtım giderini “faturayı dağıtma veya sayacı okuma bedeli” gibi düşündüğünü söyleyerek, şöyle konuştu: “İşin aslı öyle değil. Bu dağıtım gideri hem iletimdeki giderleri kapsıyor, hem dağıtım faaliyetlerini, hem de yatırım-işletme giderlerini kapsıyor. Düşünün, toplam 1 milyon 200 bin kilometrelik bir şebeke ağı var. Bunun işletmesinden ve yapımından gelen bir maliyet var. Şebeke gittikçe yaşlandı, şehirlerde nüfus arttı. Elektrik dağıtım şirketlerinin yaptığı yatırımlar kamu dönemindekine göre reel olarak 2-2.5 kat artmış durumda. Dolayısıyla orada yazılan bedel buralara harcanıyor.” Dönmez, kayıp-kaçakta Türkiye ortalamasının yüzde 14’e düştüğünün altını çizdi.

‘NÜFUSUN YÜZDE 70’İ GAZA ERİŞTİ’

Şu anda doğalgazın 81 il, 474 ilçeye ulaştığını belirten Enerji Bakanı Dönmez, “2000’li yıllarda 6 il, 51 ilçede doğalgaz vardı. Şu anda 50 milyon kişi doğalgaz kullanıyor, bu da nüfusun yüzde 62’si. Henüz dönüşüm yapmamış, abone olmamışları da katarsak, aşağı yukarı 60 milyon kişinin doğalgaza erişim imkanı var. Onlarla birlikte, nüfusun yüzde 70’inin doğalgazı kullandığını ya da erişme imkanı olduğunu söyleyebiliriz. Hedefimiz, 2023’te 600 ilçeye doğalgaz vermek” dedi. Dönmez, Türkiye’nin penetrasyon oranında Avrupa genelinde ilk üçte olduğunu da vurguladı.

Petrol fiyatlarının 50 dolarda seyretmesi halinde enerji ithalatının 40 milyar dolar seviyesinde olacağını belirten Dön mez, “Eğer, 2019’da petrol fiyatları bu seviyelerde olursa, muhtemelen petrol ve gaz ithalatımız 40’ın altında olabilir” dedi.

‘İKİNCİ GEMİ MALEZYA’DAN GELİYOR’

Fatih gemisinin Alanya-1 kuyusunda çalışmalara ekimde başladığını söyleyen Bakan Dönmez, “150 günlük bir programımız vardı, şu anda 60 günü dolmuş oldu. 2-2.5 ay içerisinde netice almayı ümit ediyoruz” dedi. İkinci geminin de Malezya’dan Türkiye’ye doğru yola çıktığını belirten Enerji Bakanı, şöyle konuştu: “Şubat ortası gibi inşallah Akdeniz’de olacak. Şimdi lokasyon belirliyoruz, her iki gemiyle de Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj yapacağız. Her iki geminin de ortalama yılda 2 sondaj yapma imkanı var. Mersin açıklarında başlattığımız sığ deniz operasyonumuz da sürüyor. Oradan Adana- Karataş mevkiine geçecek. Geçen arkadaşlar sordu. İngiltere 1970’de Kuzey Denizi’nde ilk petrolü, gazı 150’inci kuyuda bulmuştu. Tabi o günkü teknoloji, sismik veri, gemi belki bugünkü kadar gelişmiş değildi. Biz sabırsız milletiz inşallah o kadar beklemeden varsa bulacağız.”

‘TÜRKİYE’NİN YÜZDE 80’İNİN RÖNTGENİ ÇEKİLDİ’

İki uçağın Türkiye’nin yüzde 80’inin havadan jeofizik haritasını görüntülediğini söyleyen Dönmez, “Bir yerde röntgen çekiyoruz. Sonra o emarelere göre sondaj yapıyoruz” dedi. Geçen yıl Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) 1 milyon m etre sondaj yaptığını, bu yıl 1.5 milyonu bulacağını anlatan Dönmez, “Bunlar tarihi rekorlar…” dedi. 2017-2018’de 3.3 milyar ton kömür rezervi, 1.5 milyar ton tenardit ve diğer maden varlıklarına rastlandığını söyleyen Dönmez, “Sırf son 2 yılda keşfedilen yeni madenlerin toplamı değeri 100 milyar doların üstünde… Bu ekonomik değerler ortalama 20-25 yılda ekonomiye kazandırılmış olur” diye konuştu.

MTA’nın yurtdışı faaliyetleri için MTA International’i kurduklarını hatırlatan Bakan Dönmez, şunları söyledi: “Maden arama-işletme faaliyetleri için, ilk ruhsatı Sudan’da aldı, orada altın arayacak. Özbekistan’da bir-iki ruhsatı var. Somali’yle ilgili görüşmeler devam ediyor.”

Darbeci Sisi ve BAE’nin Münbiç’te çeşitli girişimlerde bulunduğu ortaya çıktı

Türkiye ile Doğu Akdeniz’de ciddi bir rekabet içerisinde olan Mısır’ın darbeci lideri Sisi’ye bağlı güvenlik ekiplerinin Münbiç’te temaslarda bulunduğu öğrenildi. Güvenlik kaynakları, Mısırlı yetkililere BAE’ye bağlı bazı isimlerin de eşlik ettiğini söyledi.
Fırat’ın doğusuna yapılacak operasyon ve ABD Başkanı Trump’ın ‘çekiliyoruz’ açıklaması kapsamında gündemin en önemli konusu haline gelen Münbiç’te önemli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde YPG-PYD unsurlarının ‘Bölgeden rejim lehine çekiliyoruz. Boşalttığımız yerlere rejim unsurları gelecek’ açıklamasını yapmış, Suriye ajansları ise rejim güçlerinin Münbiç’e bayrak diktiğini iddia etse de tüm bunların gerçek olmadığı ortaya çıkmıştı.

İstihbarat ekipleri bekleme sürecinin an be an raporluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Suriye’nin psikolojik eylemleri’ olarak nitelenen olayların ardından Türk ve Rus heyetleri Moskova’da bir araya gelmişti. Türkiye’nin hem ABD hem de Rusya ve İran ile koordineli yürüttüğü diplomasi trafiği sürecin nasıl ilerleyeceğini göstermesi açısından önem taşıyor. TSK’nın yoğun bir şekilde sevkıyatı devam ederken, Münbiç’teki ‘bekleme pozisyonu’na rağmen bölgedeki Türk istihbari unsurlarının tüm gelişmeleri an be an izlediği ve merkeze raporladığı öğrenildi.

Rusya, Kırım’a S-350E Vityaz yeni nesil hava savunma füze sistemleri konuşlandırıyor

Bakanlık, Rus ordusunun 2018’de Kırım yarımadasında Pantsir-S ve S-400 sistemlerini konuşlandırdığını da belirtti.

Yıllardır sınırlarının ötesindeki askeri yeteneklerini gözden geçiren Rusya’nın Suriye ve Ukrayna ihtilafına müdahalesi Batı ile ilişkilerinin gerilmesine neden oldu.

Washington, Rusya’nın SSC-8 olarak adlandırılan yeni orta menzilli Novator 9M729 füzesinin anlaşmayı ihlal ettiğini savunarak, Nükleer Silahların (NPT) Yayılmasını Önleme Antlaşması’ndan çekilmekle tehdit etmişti.

Rusya ise, füzesinin anlaşmaya aykırı olduğunu reddederek, ABD’yi yeni füzeler geliştirmek için anlaşmadan çekilmek amacıyla sahte bir bahane oluşturmakla suçlamıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Çarşamba günü hükümet temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı açıklamada, Avangard adını verdiği yeni hipersonik füzesini başarıyla test ettiğini duyurmuştu.

Putin, füzenin tamamıyla başarılı bir biçimde test edildiğini dile getirerek, “Rusya’nın bundan böyle yeni bir stratejik silahı vardır” demişti.

Rus lider, kıtalararası balistik füze olan Avangard’ın 2019’dan itibaren kullanıma hazır olacağını da sözlerine eklemişti.

Isparta’da üretip 10 ülkeye satıyorlar! Paraya para demiyor

Isparta’da bir firma tarafından üretilen katkısız meyve cipsleri 10 ülkeye ihraç ediliyor.

KOSGEB desteğiyle üretime başlayan firma, elma, portakal, mandalina, kavun, muz, çilek, kivi, greyfurt, nar ve şeftaliyi makinelerde ince dilimler haline getirip, ürüne özel sıcaklıklarda kurutarak meyve cipsi üretti.

Yurt içinden ve yurt dışından talep gören meyve cipslerin, ihracat ağını geliştirmek için firma yetkilileri çalışmalara devam ediyor. Firma sahibi Mehmet Volkan Poyraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Isparta’da iklim şartlarından dolayı birçok meyve ve sebzenin üretildiğini söyledi. Alternatif ürün geliştirmek için böyle bir çalışmaya başladıklarını ifade eden Poyraz, ürünleri toptan ve perakende olarak satışa sunduklarını kaydetti.

“Katkı maddesi bulunmuyor”

Meyve cipslerinde katkı maddesinin bulunmadığını belirten Poyraz, şöyle devam etti:

“Ürettiğimiz cipslerde katkı maddesi bulunmuyor. İnsanlara, özellikle çocuklara bu cipsi sevdirme amacını taşıdık. Güvenle tüketebilirler. Devlete sunmuş olduğumuz projeyle daha da hızlandık. Yurt dışında 10 ülkeye meyve cipsleri gönderiyoruz. Bunlar arasında Almanya, İngiltere, Kuveyt, İsrail var. Bunun dışında Amerika ve Çin’le de görüşmelerimiz devam ediyor. Oradaki büyük market zincirleriyle bağlantı halindeyiz. Türkiye’de satış ağımız oldukça geniş ve hemen hemen tüm illere gönderiyoruz. Yurt dışına ihracat ağımızı genişletme amacındayız. Oralarda fuarlara katılıyoruz. İsteyenlere numune gönderiyoruz. Üretim kapasitemiz de günlük 3 ton.”

Sezona göre üretim miktarının değiştiğini vurgulayan Poyraz, meyve cipsi üretimini yıl içerisine yaydıklarını ifade etti.

“Kurutma, atalarımızdan gelen en eski saklama yöntemi”

Isparta’da üretilen ürünü ülke ve dünyada tanıtmaktan dolayı mutlu olduklarını anlatan Poyraz, “Amacımız bu ürünleri insanlara tanıtmak. Bir çocuk, ‘baba bana cips al’ dediğinde onları doğal ve katkı maddesi olmayan cipslere yönlendirmek.” dedi.

Poyraz, Türkiye’nin kurutulmuş üzüm, incir ve kayısıda dünyada önde gelen bir ülke olduğunu, çeşitliliğin artırılması amacıyla çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Kurutmanın Türk geleneğinde uzun zamandan beri var olduğuna dikkati çeken Poyraz, “İnsanlara bu ürünlerin üretilip, tüketilebileceğini alıştırmaya çalışıyoruz. Çiftçi açısından baktığımızda ise değerlendiremediği ürün varsa alıyoruz ve yeni bir satış kanalı oluşturuyoruz. Bu açıdan ekonomiye katkı sağlıyoruz.” diye konuştu.

Üretimi yaparken ürünün lezzetinde bir değişim meydana gelmediğini dile getiren Poyraz, kışın tüketilebilen ürünlerin yazın, yazın üretilen meyvelerin de kışın tüketilme imkanının olduğunu kaydetti.

Yatırımlarına KOSGEB’in destek verdiğini kaydeden Poyraz, “Böylelikle devlet, sanayi ve üniversite iş birliğiyle bu ürünleri üretmeye başladık. Doğal olmasından dolayı çocuklarımıza alıştırmaya çalışalım. Kurutulmuş meyve kültürüne alışkın bir toplumuz. Çocukların cebine kurutulmuş üzüm koyup okula gönderdiğimiz zamanlar vardı. Çeşit sayısı açısından geliştiriyoruz.” dedi.

Bütün planlar hazır! Türkiye rekora koştu

Türkiye ekonomisine 2018 ve 2019 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ekonomistler ve iş dünyasının temsilcileri, yeni yıldan daha da umutlu. 2019 yılında dolar kurunun stabil bir seyir izleyeceğini belirten uzmanlar, enflasyonun yıl sonunda yüzde 12-15 seviyelerine inmesini bekliyor.

Özgür Gündüz/Haber7.com

2013’teki Gezi Parkı’nı MİT tırları davası, terör saldırıları, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz hain darbe girişimi izledi. ABD bununla da kalmazken, geçtiğimiz aylarda açıkça ekonomik savaş ilan etti. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisini güçlü yapısıyla ayakta kalmayı başardı. Ekonomistler özellikle 2019 yılının ikinci yarısında toparlanmanın hızlanacağını dikkat çekerken, iş dünyası temsilcileri de tüm hazırlıklarını yaptıklarını dile getirdiler. Dünya ekonomisinin küresel ticaret savaşlarının gölgesinde 2018’i zor bir yıl olarak geçirdiğini söyleyen iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçıların tüm bu küresel gerginliklere rağmen 2018’de rekorlara koştuğuna dikkat çekti.

SETA Ekonomi Araştırmacısı ve İktisatçı Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, Türkiye’nin ilk çeyrekte 7,4, ikinci çeyrekte 5,2 ve üçüncü çeyrekte yüzde 1,6 büyüdüğüne dikkat çekerek, “Dördüncü çeyrek büyüme oranını yüzde 0 ile 0,5 arasında bekliyorum. 2019’un ilk çeyreğinde yine bu rakama yakın bir büyüme yakalanır. Ancak ikinci çeyrekten itibaren bir toparlanma bekliyorum. Özellikle 2019’un ikinci yarısından itibaren(seçim sonrası) asıl toparlanmanın başlayacağını düşünüyorum. Kapasite kullanım oranı, ekonomik güven endeksi gibi öncü göstergeler de bunu destekliyor. Bu sıkıntılı süreçten yavaş yavaş çıkmaya başladığımızı gösteriyor. Söz konusunu finansal türbülans hatırı sayılır bir şekilde etkili oldu, Türkiye ekonomisini salladı ama yıkamadı. Bunda kurun toparlanmasının da etkisi oldu. Hükümetin açıkladığı Yeni Ekonomi Programı ve aldığı önlemlerde bu toparlanmaya yardımcı oldu.

DOLAR STABİL BİR SEYİR İZLEYECEK

Her hangi bir artçı şok yaşanmaması durumunda dolar bundan sonraki süreçte bu seviyelerde stabil kalacağını tahmin ediyorum. Dolar 7 TL seviyelerine de çıktığında birkaç ay içerisinde 5,20-5,50 seviyelerine gerileceğini öngörmüştüm. Uzun vadede ise 5,10-5,20 bandını görebileceğini düşünüyordum. Aşağı yukarı bu seviyelere gelmiş durumda. Bundan sonraki süreçte kurun 5-5,10 seviyelerinde olacağını düşünüyorum. Yani 2019 yılında dolarda çok ciddi bir hareket beklemiyorum. 2019’un ikinci yarısında normal enflasyona bağlı olarak çok hafif bir yukarı yönlü bir seyir izleyebilir. Kısaca 2019 için doların stabile yakın bir seyir izleyeceğini düşünüyorum.

ENFLASYON YÜZDE 12 SEVİYELERİNİ GÖRECEK

Enflasyonda aşağı yönlü trendin başladığını belirten Tatlıyer, “Enflasyonun bundan sonra aşağı doğru bir seyir izleyeceğini düşünüyorum. Şuanda yüzde 21,62 seviyelerine gelmiş durumda. Bu düşüşün yıl içinde devam edeceğini ve yıl sonunda yüzde 12-15 bandına gelmesini bekliyorum” ifadelerini kullandı

İŞSİZLİK DÜŞMEYE BAŞLAYACAK

Son olarak işsizlik rakamlarının yüzde 11.3 seviyelerine çıktığına dikkat çeken Mevlüt Tatlıyer, “2018 yılı sonunda işsizlik rakamı yüzde 12’yi bulacak gibi görünüyor. 2019’un ilk 6 ayında artış devam edecek ve tahmini olarak yüzde 13 seviyelerine ulaşacak. 2019’un ikinci yarısından itibaren de tekrar düşüşe geçerek yıl sonunda yeniden yüzde 12 seviyelerine inmesini bekliyorum” dedi.

TÜRKİYE REKORA KOŞTU

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle 2018 yılını değerlendirdi, 2019 yılına dair öngörülerini ve ihracatçıların gündemini açıkladı. Dünya ekonomisinin küresel ticaret savaşlarının gölgesinde 2018’i zor bir yıl olarak geçirdiğini söyleyen Gülle, “Türkiye bu dönemde stratejik ortak ve uzun soluklu bir müttefik olan ABD ile ağustos ayında doruğa ulaşan bir gerginlik, ardından ilişkilerde hızlı bir iyileşme ve sonrasında yeni bir diplomatik ilişki döneminin kapılarının aralandığı bir süreç yaşadı. Türkiye’nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçılarımız, tüm bu küresel gerginliklere rağmen 2018’de rekorlara koştu. Bu rekorlar sayesinde, Türkiye’nin 2018 yılındaki ekonomik büyümesinin 1.4 puanı; yani en az yarısı net ihracatımız sayesinde gerçekleşmiş olacak. 2019 yılında da büyüme hedefi olan yüzde 2.3’ün bu defa üçte ikisi, 1,5-1,6 puanı net ihracattan gelecek. Bu nedenle, TİM ve Türkiye’nin küresel ticaretteki kahramanları olan ihracatçılarımız için, 2019 yılı “İhracatta Sürdürülebilirlik Yılı ve Yenilik” yılı olacak” dedi.

‘YATIRIMLARLA TÜM DÜNYAYA GÖSTERMELİYİZ’

İhracatçıların hedefinin “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” olduğunu hatırlatan Gülle, “Bunu yakalamamız için 2018 ikinci çeyreğinden beri ihracatımızın yakaladığı pozitif büyüme trendini korumak ve daha da güçlendirmek adına, her türlü katkıyı sağlamayı hedefliyoruz. Artık sadece ihracat rakamlarında sıçramaya değil, ağırlıklı olarak ihracat hacmimizde sürdürülebilir bir ivme yakalamaya odaklanmalıyız. Bu da, Ar-Ge ve Tasarım üzerine projelerimizi sürdürürken, ithal girdisi yüksek olan ürünlerde yerli ve milli üretime olan desteğin arttırılması konusunda çalışmalarımıza yoğunlaşmaktan geçiyor. Türkiye olarak ihracatta başarımızın kalıcı olduğunu yapacağımız yatırımlar ile tüm dünyaya göstermeliyiz. Ticaret Bakanımız Sayın Pekcan’ın da geçtiğimiz günlerde dile getirdiği gibi yüksek teknolojili sanayi ürünlerinde, bu yılın ilk 9 ayında yüzde 3,3 olan büyüme oranını daha ileriye taşıyabilmeliyiz. Bu anlamda, marka, tasarım ve Ar-Ge ile birlikte, özellikle yazılım alanını kapsayan hizmet ihracatını geliştirmeye odaklanacağız. Nitekim hizmet ihracatı da “yenilik” kısmında adından söz ettirecek. Bu gün 44 milyar dolar seviyelerinde olan hizmet ihracatının 2019 yılında daha fazla yüzümüzü güldüreceğini düşünüyorum. Yenilik anlamında değinilmesi gereken bir diğer konu da “transit ticaret”. Mevcut transit rejimde, transit ticaretimizi kayıt altına almak mümkün olmadığı için bunu ithalat ve ihracat rakamlarında göremiyoruz. Bu yüzden ilk etapta transit ticaret istatistiklerinin ayrıca toplanması için Ticaret Bakanlığımız ile çalışma başlattık. Bu yeniliklerin 2019 yılında hayata geçeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

‘İHRACAT BU ÜLKENİN TEK ÇIKIŞ KAPISIDIR’

Gülle sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak bölgemizde gerçek bir istikrar örneği göstererek, bu gün geçtiğimiz 16 yılda ortalama yüzde 5,7 büyüme ivmesi yakaladık. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 13.üncü ekonomisi konumuna geldik. Dünyanın tüm bölgelerinde, artık Türkiye markasını taşıyan ürünlerimiz var. Bizlere düşen, bu istikrarı Türkiye’nin ihracatçılarına yakışır şekilde sürdürebilmek. Bizler TİM ve ihracat ailesi olarak, verdiğimiz sözleri hayata geçirmek adına ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Çünkü biliyoruz ki, ihracat bu ülkenin tek çıkış kapısıdır.

GÜVEN ORTAMI YENİDEN SAĞLANDI

2019 yılına ilişkin görüşlerini paylaşan Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın ise, “2018 yılında içinde bulunduğumuz coğrafya ve bölgemizde yaşanan sıcak gelişmelerin etkisinin yanı sıra, küresel bağlamda ekonomik savaşların tesirlerini büyü oranlarda gördük. Ha keza ülkemizin bölgesinde yürüttüğü bağımsız politikalar nedeni ile bir dizi ekonomik saldırılara da maruz kaldık. Döviz üzerinden yapılan saldırılar ve kredi derecelendirme kuruluşlarının ekonomimizi hedef alan açıklamaları bu ekonomik saldırılara örnek teşkil edilebilir. Bunların yanısra kur ve faiz oranlarında gözlenen yukarı eğilim hisse senedi piyasasında baskı oluşturan önemli unsurlardan biri oldu. Yüksek enflasyon ve küresel ölçekli artan faizler, iç piyasada tahvil faizlerinde belirgin yükselişlere sebep oldu. Bütün bunlara rağmen hamdolsun ülke ekonomimiz sağlam temellere dayanmaktadır. Hükümetimiz bu saldırılara karşı almış olduğu tedbirler sayesinde yerinde müdahalelerde bulunarak piyasalarda tekrar güven ortamını sağladı.

‘İLK 10’A GİRMEYİ BAŞARACAĞIZ’

Bağımsız politikalarla güçlü bir Türkiye oluşturmaya devam edeceklerini belirten ASKON Başkanı Aydın, “Dünya’nın en büyük ekonomi sıralamasında ilk ona girmeyi başaracağız. ASKON olarak bu bağlamda özellikle katmadeğeri yüksek, ülke ekonomimize katkı sağlayacak sektörler üzerinde faaliyetlerde bulunduk. Türkiye’nin yerli Alibabası olarak nitelendirilebilecek Turkish Business Platform adlı e-ihracat sitemizi devreye sokarak üyelerimizin uluslararası piyasaya açılımını sağladık. Bu proje ile birlikte 500 milyar dolarlık ihracat hedefine bir nebze olsun katkıda bulunmayı amaçladık. Öte yandan ASKON Üyelerinin karşılıklı ticaretini geliştirmek üzere ASİA adlı sosyal iş ağı projesini hayata geçirdik. Ve yine akıllı teknolojiler üzerine smart future expo zirve ve sergimizi gerçekleştirdik.” İfadelerini kullandı.

‘EYLEM PLANLARIMIZI HAZIRLADIK’

2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlemiş olduğu 2023, 2053, 2071 hedeflerine kilitlendiklerine vurgu yapan Orhan Aydın, “yüksek teknolojili üretim, istihdama katkı, ihracatta artışa öncelik vereceğiz. Türkiye ekonomisine sınıf atlatmak, ekonomiyi orta gelir tuzağından çıkartmak ve Türkiye’nin dünyanın ilk on ekonomisi arasında olmasını sağlamak için topyekûn çalışacağız. Bu bağlamda ilk 180 günlük ve ikinci 180 günlük eylem planlarımızı hazırladık. İlk 180 günlük eylem planımız içerisinde İstanbul ve Ankara olmak üzere ASKON Bürokrasi üslerini hayata geçireceğiz. Dünya’nın önemli ticaret merkezlerinden olan üç noktada ASKON İhracat üslerini hayata geçireceğiz. İkinci 180 günde diğer 3 noktada olmak üzere bu ticaret üslerinin sayısını altıya çıkartacağız” şeklinde konuştu.

EV ÖDEVİMİZ BELLİ OLDU

2018 yılında yaşanan sıkıntıları hatırlatan ASKON Başkanı, “2019 yılından başlayarak ev ödevimiz belli olmuştur. Daha çok üreterek, enflasyonu tek hanelere çekerek, çalışanlarımızı enflasyon karşısında ezdirmememiz gerekiyor. Yeni yıldan itibaren dengeleme sürecinin artılara geçeceğine inanıyoruz. İhracatı yükselmiş, cari açık dengesi makul seviyelere çekilmiş, enflasyonu tek hanelere doğru düşmeye başlamış, istihdamı artmış bir Türkiye bizi bekliyor” diyerek sözlerine son verdi

Türkiye’nin Kasım 2018’deki ihracatı, yüzde 9,4 artarak 15 milyar 529 milyon dolar oldu

Türkiye’nin Kasım 2018’deki ihracatı, 2017 yılının ayına göre yüzde 9,4 artarak 15 milyar 529 milyon dolar oldu. İthalat ise yüzde 21,3 azalarak 16 milyar 180 milyon dolara geriledi.

Türkiye ekonomisinin son dönemde atılan adımlarla sürdürdüğü yükselen grafiği, kendisini ithalat ve ihracatta göstererek somutlaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı geçici dış ticaret verilerine göre Türkiye’nin Kasım 2018’de gerçekleştirdiği ihracat, 2017 yılının aynı ayına göre yüzde 9,4 artışla 15 milyar 529 milyon dolara ulaştı.

Dış ticaret açığının yüzde 89,8 azalış göstererek 651 milyon dolara gerilediği kasım ayında ithalat da yüzde 21,3 azalarak 16 milyar 180 milyon dolar olarak gerçekleşti.

AB’ye ihracat arttı

Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan ihracat yüzde 10,9 artarak 7 milyar 730 milyon dolara ulaşırken, AB’nin ihracattaki payı Kasım 2017’de yüzde 49,1 iken, Kasım 2018’de ise yüzde 49,8 olarak gerçekleşti.

Kasım ayında 1 milyar 430 milyon dolarlık ihracat yapılan Almanya birinci sırada yer alırken, onu 983 milyon dolar ile İngiltere, 871 milyon dolar ile İtalya ve 855 milyon dolar ile Irak takip etti.

Araç sahiplerine müjde! Yılbaşında zam yok

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve otoyollara yılbaşında zam yapılmayacak.

Karayolları Genel Müdürlüğünce işletilen köprü ve otoyollardan geçiş ücretlerine yılbaşında zam yapılmayacak.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Karayolları Genel Müdürlüğünce işletilen Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler köprüleri ile otoyollardan araç geçiş ücretleri yılbaşında artırılmayacak.

Söz konusu uygulama, Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle yapılan köprü ve otoyolları kapsamayacak.

EPDK’dan ucuz elektrik sürprizi!

EPDK, 1 Ocak elektrik tarifesinde “gece” sürprizi yaptı. Akıllı sayacı bulunan, gece saat 22.00’den sonra ütü yapan, çamaşır yıkayan, fırın çalıştıran aboneler, diğerlerine göre çok ucuza elektrik tüketecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yeni elektrik tarifesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Konut elektriğine yüzde 10 indirim yapıldı. Elektriğin kilovatsaati, vergi ve paylar ve dağıtım bedeli hariç 28 kuruşa düştü. Habertürk’den Olcay Aydilek’in haberine göre Tarifelerde yüzbinlerce aboneyi ilgilendiren bir indirime daha imza atıldığı ortaya çıktı.

Peki, bu indirimden hangi aboneler yararlanacak? Akıllı sayacı bulunan milyonlarca abone… Bu gruba giren aboneler, dağıtım şirketlerine bildirmeleri halinde “üç zamanlı tarife”den elektrik kullanabiliyor. Halen, yüzbinlerce abone bu grupta yer alıyor.

Söz konusu abonelerin, tüketimlerini 22.00-06.00 saatleri arasına kaydırmaları halinde faturaları hafifleyecek. EPDK, gece tarifesinde yüzde 25 indirim yaptı. Vergiler, paylar ve dağıtım bedeli hariç elektriğin kilovatsaati, 16.9 kuruştan 12.5 kuruşa çekildi.

AMAN DİKKAT, ÇARPILIRSINIZ!

Söz konusu aboneler, “puant” olarak anılan 17.00-22.00 saatleri arasında tüketecekleri her birim elektrikte ise tarifeye çarpılacak. Her kilovatsaati 48 kuruştan elektrik tüketecek. Bu aboneler, 06.00-17.00 saatleri arasında tüketecekleri elektriğe de 28 kuruş ödeyecek. Üç zamanlı tarife dışında kalan aboneler, günün her saatinde 28 kuruştan elektrik kullanıyor.

UZMANLARDAN UYARI

Uzmanlar, bu gruba giren aboneleri tüketimlerini geceye kaydırmaları konusunda uyardı. Uzmanlar, “Üç zamanlı tarifeden elektrik tüketen aboneler, yoğun tüketimlerini geceye kaydırmaları halinde çok ucuza elektrik kullanabilecek. Ancak, puant saate kayan tüketimlerinde yüksek bir bedelle karşı karşıya kalacaklarını ve faturaya çarpılacaklarını unutmamalılar” dedi.

FETÖ’cü Çiçek adım adım takip edildi

ABD’li yetkililerden oluşan bir heyet, Fetullahçı Terör Örgütüyle (FETÖ) ilgili Türkiye’nin ABD’ye sunduğu yeni deliller konusundaki gelişmeleri ele almak üzere 3-4 Ocak’ta Ankara’da görüşmeler yapacak.

Görüşmeler, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve yakın çevresinin darbe girişimindeki rollerinin ortaya konulması ve ABD tarafının harekete geçmesini sağlamak açısından önem arz ediyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz 2016 darbe girişimin sözde sivil imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş ve Nurettin Oruç’un aynı yıl ocak, mart ve haziran ayları içerisinde ABD’de bulunduğunu tespit etmişti.

Söz konusu isimlerin Fetullah Gülen’le darbenin ön toplantılarını yaptığı biliniyor.

Darbe girişiminin ardından Akıncı Üssü’nden kaçarken yakalanan isimlerden Hakan Çiçek’in telefonu arazi aramalarında bulunmuştu.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında incelenen ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan 12 kişilik özel ekip tarafından değerlendirilen telefondan çıkan dijital izlerde, cihazın nerelerde kullanıldığı anlaşılmıştı.

Çiçek’e ait ABD numaralı GSM hattının ilk kez 7 Mart 2016’da FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in kaldığı Pensilvaya’daki çiftlik evinde aktive edildiği tespit edilmişti.

Telefonun aktive olduğu andan itibaren kaydettiği lokasyon verilerinden koordinatlar çıkarılmıştı.

Türk yetkililer, tüm bu dijital izleri 13 Temmuz 2018’de Amerikalı meslektaşlarıyla yaptıkları toplantıda masaya koyarak FETÖ’nün darbe girişimindeki rolünü kanıtladı.

ABD tarafı da verileri alarak üzerinde kendi değerlendirmesini yapmaya başladı.

ABD’nin yeni durum değerlendirmesi bekleniyor

Ankara’da 3-4 Ocak’ta Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanlığı yetkililerin katılımıyla gerçekleşecek toplantıda, ABD’nin yeni delillere ilişkin değerlendirmesi öğrenilecek.

ABD tarafı, 18 eyalette FETÖ bağlantılı kuruluş ve isimlerin vize usulsüzlüğü ile kara para aklama gibi organize suç işlerine ilişkin daha önce başlattığı ön incelemelerdeki son durumu aktaracak.

ABD’de, 2013’te Kongre üyelerinin Azerbaycan’a yaptığı gezinin finansmanıyla ilgili yasaların ihlal edilmesinden sorumlu tutulan ve ağustosta Ermenistan’da tutuklanan Kemal (Kevin) Öksüz’ün, ABD’ye iade edilmesi son dönemde dikkat çekici gelişmeler arasında yer almıştı.

Türk yetkililer, Öksüz meselesinin, FETÖ’nün ABD’de okul ve dernek gibi çeşitli kuruluşlar üzerinden yaptığı yasa dışı işlerin açığa çıkmasında ve ABD kamuoyunun ilgisini toplama noktasında dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, FBI tarafından örgüt hakkında yürütülen soruşturmayı ciddiye aldığını vurgulayarak, şüpheci yaklaştıklarını ancak bazı neticeleri görmeye başladıklarını söylemişti.

Çiçek’in telefonundan çıkan kanıt

15 Temmuz darbesinin sivil imamlarından Hakan Çiçek’in cihazı aktive ettikten sonra, kullanıcı adını ve şifresini unutmamak için LivePhoto tekniğiyle bunları yazdığı bir kağıdın fotoğrafını çektiği ortaya çıktı.

Çektiği fotoğrafı telefonunda saklayan Çicek’in kaydettiği görsele AA ulaştı.

Görselde, sanığın kendi el yazısıyla telefon numarasını, “[email protected]” mail adresiyle kullandığı icloud hesabını ve şifresini not ettiği görülüyor.

Bu görsel, Akıncı Üssü’ündeki arazi aramasında bulunan cihazın Çiçek’e ait olduğunun kanıtlarından birini oluşturuyor.
AA koordinatların izini sürdü

ABD’deki AA ekibi, Hakan Çiçek’in telefonunda kayıtlı koordinatları New York kent merkezinde navigasyon uygulamasına girdi.

New York’tan yola çıkan AA ekibini, “40.870487,-75.32150” ile “40.870500,-75.321300” koordinatları doğrudan Fetullah Gülen’in Pensilvanya’da kaldığı çiftliğe götürdü.

O anları görüntüleyen AA ekibi, 25 Haziran 2016’da telefona kaydedilen “40.583818,-73.948949” koordinatı da navigasyona girdi.

Bu koordinat da AA ekibini, ABD’de örgüt mensuplarının buluşma yerlerinden biri olan New York’un Brooklyn semtindeki Masal Cafe Lounge’a götürdü.