14 Famous Women Who Were Treated Horribly By The Media

On Feb. 5, FX/Hulu dropped a new episode in The New York Times Presents series, titled Framing Britney Spears.”

The documentary follows the gruesome look into Spears’ career and how the media failed her. This inspired us to ask the BuzzFeed Community which celebrities deserved better from the media, and it turns out most of the submissions were about women. Here’s what they had to say.


1. Megan Fox




Continue Reading…

Njihuni Me Familjen Shqiptare Më Të Pasur Në Botë, Kanë Miliona Para Sa Nuk I Numërojnë Dot Dhe Biznese Kudo

Aktori shqiptar Blerim Destani dhe familja e tij janë ndër më të pasurat në botë ku pasuria e tyre marramendase krahasohet me atë të Silvio Berluskonit.

Shpesh mediat italiane e kanë karahasuar lidhur me pasurinë babain e Blerimit, Lazim Destani me Berluskonin, pasi ai administron skuadrën e futbollit “Shkëndija” të Tetovës.

Vazhdo Lajmin

Gazetarja harron se tavolina është prej xhami, hap këmbët dhe tregon me shum se sa…


Gazetarja televizive italiane në TG 5, ishe ulur para një tavoline qelqi dhe këtë fakt e kishte harruar krejtësisht.

Po të ishte e vetëdijshme se tavolina është e tejdukshme me siguri që shikuesve nuk do iu dhuronte skenen e pamjes së hapësirës ndërmjet këmbëve të saj.Kjo ngjarje ka ngjallur shume reagime nga qytetare ku disa e Komplimentuan per kete gje e disa e kritikuan ne menyre shume qesharake.Shtypni ne hapsiren me poshte mbi Foto dhe ju hapet video pas pak…

Yıllık dış ticaret açığı 17 ayın en düşük seviyesinde

Yıllık dış ticaret açığı, 61,6 milyar dolara gerileyerek 17 ayın en düşük seviyesini gördü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan kasım ayı ve ocak-kasım dönemine ilişkin geçici dış ticaret istatistikleri açıklandı.

Buna göre, kasımda dış ticaret açığı yüzde 89,8 azalışla 651 milyon dolara geriledi. 6 aydır üst üste azalarak 61,6 milyar dolara inen yıllık dış ticaret açığı, 17 ayın en düşük seviyesini gördü. Yıllık dış ticaret açığı, ekim ayında 67,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti.

Ekonomistler, ödemeler dengesinin kasım ayında cari fazla vereceği, yıllık bazda da cari açığın azalacağı öngörüsünde bulundu. Ilımlı petrol fiyatlarının dış dengeyi olumlu etkileyeceğini ifade eden ekonomistler, petrol fiyatlarında son dönemde yaşanan sert düşüş sonrası ılımlı seyrin korunması halinde enerji ithalatının dış dengedeki iyileşmeye katkı sağlayacağını kaydetti.

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllık dış ticaret açığının son 17 ayın en düşük seviyesinde gerçekleştiğini, böylece yıllık dış ticaret açığının büyümedeki yavaşlama eşliğinde ithalatta devam eden yıllık azalış ve altın dengesindeki iyileşmenin sürmesiyle ekim ayı sonundaki 67,2 milyar dolar seviyesinden 61,6 milyar dolar seviyesine gerilediğini söyledi.

Tokalı, şunları kaydetti:

“Kasım ayı cari işlemler dengesine ilişkin ilk tahminimiz ise 1 milyar dolarlık fazla verebileceği ve yıllık açığın ekim ayındaki 39,4 milyar dolar seviyesinden 34 milyar dolar seviyesi altına inebileceği yönünde. Yıllık dış ticaret açığının ise büyüme hızında yavaşlama, altın ithalatında normalleşme, enerji fiyatlarının ılımlı seyri ve kurdaki değer kaybının gecikmeli etkileri ile baz etkisine de bağlı olarak, düşüş trendini sürdürerek yılı 56,5 milyar dolar seviyesinde bitireceğini tahmin ediyoruz. Gelecek yılın ikinci ve üçüncü çeyreklerinde yıllık açığın 45-50 milyar dolar bandına kadar inebileceğini tahmin etmekle birlikte büyümede yeniden dengelenmenin belirginleşmesiyle yıllık dış ticaret açığının 2019 sonunda tekrar 55-60 milyar dolar bandına yükselebileceğini öngörüyoruz.”

Altın ticaretinin, dış ticaret açığındaki iyileşmeye destek olmaya devam ettiğini bildiren Tokalı, ılımlı petrol fiyatlarının devamının dış dengedeki iyileşmeye katkı sağlayacağı öngörüsünde bulundu.

Altın ve enerji hariç dış açıktaki azalmanın güçlenerek devam ettiğini vurgulayan Tokalı, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 96 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.

“İthalat ile ihracat arasındaki fark kayda değer şekilde kapandı”
GCM Menkul Araştırma Uzmanı Enver Erkan da kasım ayı nihai dış ticaret rakamlarının, ay başında Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan öncü verilerle uyumlu olduğunu ifade etti.

Son birkaç ayda olduğu gibi ihracatın artış trendini koruduğunu, ithalattaki daralmanın benzer şekilde son aylarda olduğu gibi devam ettiğini belirten Erkan, “Gerçekleşen son rakamlarla beraber ithalat ile ihracat arasındaki fark da kayda değer şekilde kapanmış görünmekte. Buna bağlı olarak dış ticaret açığı da elbette geçen yıla göre sert bir gerileme göstermektedir.” diye konuştu.

Dış ticaret açığındaki azalmanın sevindirici olduğunu ancak bu rakamların ekonominin yavaşladığı bir dönemde gerçekleştiğinin de unutulmaması gerektiğini kaydeden Erkan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İthalat kalemlerinde ara malı ithalatının daralmakta olması, ekonomideki yavaşlamayla da ilintili bir görüntü oluşturuyor. Büyümenin arttığı dönemlerde de dış ticaret açığındaki azalmayı koruyabilmek ve ithal ikamesi sağlayarak ithalatı azaltabilmek önemli. Dış ticaret açığındaki azalma ödemeler dengesini de etkiliyor. Bu bakımdan ödemeler dengesindeki fazla görüntüsünün devam etmesini bekleriz. Bu trend, 2019’un ilk çeyreği için de devam edebilir. Kasım ayında da cari fazla açıklanmasını, yıllık cari açığın ise 30 milyar dolar gibi geçen senelere göre çok düşük seviyede gerçekleşmesini öngörüyoruz.”

“Petrol fiyatlarının seyri bizi olumlu etkilemeye devam edecek”
İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Seda Yalçınkaya Özer ise petrol fiyatlarında yaşanan düşüşle birlikte enerji maliyetlerinin azaldığına işaret ederek, “Muhtemelen önümüzdeki günlerde de petrol fiyatlarının seyri bizi olumlu etkilemeye devam edecektir. Ekonomideki yavaşlama ve kurda yaşanan dengelenme makroekonomik verilerde stabil bir seyir izlenmesini destekliyor. Kasım ayı dış ticaret rakamı ile birlikte hesaplamamıza göre, cari açıkta yılı 30 milyar doların altında kapatacağız gibi görünüyor.” ifadelerini kullandı.

Bakan açıkladı! Yeni indirimler gelebilir

Elektrik ve doğalgazda yapılan yüzde 10’luk indirimin gelecek kur ve petrol fiyatlarındaki projeksiyonlara göre yapıldığını söyleyen Enerji Bakanı Fatih Dönmez, “6 ay sonra fiyatlar böyle giderse indirimler sürer” dedi.

Elektrik ve doğalgazdaki indirimin gelecek yılki döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki projeksiyonlara göre oluştuğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “6 ay sonra bu fiyatlar böyle giderse doğalgaz fiyatlarına indirim yönünde yansıyabilir diyebiliriz. Burada gazın kendi cinsinden fiyatını konuşuyoruz, ama elektrikte ve doğalgaz tarafında ayrıca dağıtım giderleri, diğer yatırımlar ve işletme giderleri var” dedi. Türkiye’de hane başı gaz tüketiminin ortalama bin metreküp, konut abone sayısının da 15 milyon olduğunu belirten Dönmez, doğalgaz fiyatları tespit edilirken petrole bağımlı bir formül uygulandığını vurgulayarak, “Son 6-9 aydaki petrol fiyatlarının ortalaması formülün içerisinde önemli bir ağırlık. Bugün, petrol fiyatları değiştiğinde en geç bir hafta içerisinde akaryakıt pompalarına yansıyor. Doğalgaz fiyatlarına yansıması 6-7 ayı buluyor, elektrik fiyatlarına yansıması da artı bir ay sonrayı buluyor, böyle zincirleme bir etkisi var. Yani fiyatların değişimini pompada bir hafta sonra görüyorsunuz, doğalgaz fiyatlarında 6-7 ay sonra etkisini görüyorsunuz, doğalgaz fiyatlarına gelen fiyat değişimi de elektrik santralleri üzerinden elektrik piyasasını domine ediyor, orada da 1 aylık bir etkisi var, çünkü orada bir enerji borsası var” diye konuştu.

‘DAĞITIM BEDELİ AB’NİN ALTINDA’

Bakan Dönmez, son dönemde vatandaşların en çok tartıştığı elektrik faturalarındaki fahiş dağıtım bedelleriyle ilgili olarak da önemli açıklamalarda bulundu. Elektrik faturalarındaki dağıtım bedeli payının Türkiye’de Avrupa’dan daha düşük olduğuna dikkat çeken Dönmez, “Bizde ortalama yüzde 29, Avrupa’da ise yüzde 35… Hatta yüzde 45-50 olan ülkeler de var” dedi. Dönmez, vatandaşların faturadaki dağıtım giderini “faturayı dağıtma veya sayacı okuma bedeli” gibi düşündüğünü söyleyerek, şöyle konuştu: “İşin aslı öyle değil. Bu dağıtım gideri hem iletimdeki giderleri kapsıyor, hem dağıtım faaliyetlerini, hem de yatırım-işletme giderlerini kapsıyor. Düşünün, toplam 1 milyon 200 bin kilometrelik bir şebeke ağı var. Bunun işletmesinden ve yapımından gelen bir maliyet var. Şebeke gittikçe yaşlandı, şehirlerde nüfus arttı. Elektrik dağıtım şirketlerinin yaptığı yatırımlar kamu dönemindekine göre reel olarak 2-2.5 kat artmış durumda. Dolayısıyla orada yazılan bedel buralara harcanıyor.” Dönmez, kayıp-kaçakta Türkiye ortalamasının yüzde 14’e düştüğünün altını çizdi.

‘NÜFUSUN YÜZDE 70’İ GAZA ERİŞTİ’

Şu anda doğalgazın 81 il, 474 ilçeye ulaştığını belirten Enerji Bakanı Dönmez, “2000’li yıllarda 6 il, 51 ilçede doğalgaz vardı. Şu anda 50 milyon kişi doğalgaz kullanıyor, bu da nüfusun yüzde 62’si. Henüz dönüşüm yapmamış, abone olmamışları da katarsak, aşağı yukarı 60 milyon kişinin doğalgaza erişim imkanı var. Onlarla birlikte, nüfusun yüzde 70’inin doğalgazı kullandığını ya da erişme imkanı olduğunu söyleyebiliriz. Hedefimiz, 2023’te 600 ilçeye doğalgaz vermek” dedi. Dönmez, Türkiye’nin penetrasyon oranında Avrupa genelinde ilk üçte olduğunu da vurguladı.

Petrol fiyatlarının 50 dolarda seyretmesi halinde enerji ithalatının 40 milyar dolar seviyesinde olacağını belirten Dön mez, “Eğer, 2019’da petrol fiyatları bu seviyelerde olursa, muhtemelen petrol ve gaz ithalatımız 40’ın altında olabilir” dedi.

‘İKİNCİ GEMİ MALEZYA’DAN GELİYOR’

Fatih gemisinin Alanya-1 kuyusunda çalışmalara ekimde başladığını söyleyen Bakan Dönmez, “150 günlük bir programımız vardı, şu anda 60 günü dolmuş oldu. 2-2.5 ay içerisinde netice almayı ümit ediyoruz” dedi. İkinci geminin de Malezya’dan Türkiye’ye doğru yola çıktığını belirten Enerji Bakanı, şöyle konuştu: “Şubat ortası gibi inşallah Akdeniz’de olacak. Şimdi lokasyon belirliyoruz, her iki gemiyle de Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj yapacağız. Her iki geminin de ortalama yılda 2 sondaj yapma imkanı var. Mersin açıklarında başlattığımız sığ deniz operasyonumuz da sürüyor. Oradan Adana- Karataş mevkiine geçecek. Geçen arkadaşlar sordu. İngiltere 1970’de Kuzey Denizi’nde ilk petrolü, gazı 150’inci kuyuda bulmuştu. Tabi o günkü teknoloji, sismik veri, gemi belki bugünkü kadar gelişmiş değildi. Biz sabırsız milletiz inşallah o kadar beklemeden varsa bulacağız.”

‘TÜRKİYE’NİN YÜZDE 80’İNİN RÖNTGENİ ÇEKİLDİ’

İki uçağın Türkiye’nin yüzde 80’inin havadan jeofizik haritasını görüntülediğini söyleyen Dönmez, “Bir yerde röntgen çekiyoruz. Sonra o emarelere göre sondaj yapıyoruz” dedi. Geçen yıl Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) 1 milyon m etre sondaj yaptığını, bu yıl 1.5 milyonu bulacağını anlatan Dönmez, “Bunlar tarihi rekorlar…” dedi. 2017-2018’de 3.3 milyar ton kömür rezervi, 1.5 milyar ton tenardit ve diğer maden varlıklarına rastlandığını söyleyen Dönmez, “Sırf son 2 yılda keşfedilen yeni madenlerin toplamı değeri 100 milyar doların üstünde… Bu ekonomik değerler ortalama 20-25 yılda ekonomiye kazandırılmış olur” diye konuştu.

MTA’nın yurtdışı faaliyetleri için MTA International’i kurduklarını hatırlatan Bakan Dönmez, şunları söyledi: “Maden arama-işletme faaliyetleri için, ilk ruhsatı Sudan’da aldı, orada altın arayacak. Özbekistan’da bir-iki ruhsatı var. Somali’yle ilgili görüşmeler devam ediyor.”

Darbeci Sisi ve BAE’nin Münbiç’te çeşitli girişimlerde bulunduğu ortaya çıktı

Türkiye ile Doğu Akdeniz’de ciddi bir rekabet içerisinde olan Mısır’ın darbeci lideri Sisi’ye bağlı güvenlik ekiplerinin Münbiç’te temaslarda bulunduğu öğrenildi. Güvenlik kaynakları, Mısırlı yetkililere BAE’ye bağlı bazı isimlerin de eşlik ettiğini söyledi.
Fırat’ın doğusuna yapılacak operasyon ve ABD Başkanı Trump’ın ‘çekiliyoruz’ açıklaması kapsamında gündemin en önemli konusu haline gelen Münbiç’te önemli gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde YPG-PYD unsurlarının ‘Bölgeden rejim lehine çekiliyoruz. Boşalttığımız yerlere rejim unsurları gelecek’ açıklamasını yapmış, Suriye ajansları ise rejim güçlerinin Münbiç’e bayrak diktiğini iddia etse de tüm bunların gerçek olmadığı ortaya çıkmıştı.

İstihbarat ekipleri bekleme sürecinin an be an raporluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Suriye’nin psikolojik eylemleri’ olarak nitelenen olayların ardından Türk ve Rus heyetleri Moskova’da bir araya gelmişti. Türkiye’nin hem ABD hem de Rusya ve İran ile koordineli yürüttüğü diplomasi trafiği sürecin nasıl ilerleyeceğini göstermesi açısından önem taşıyor. TSK’nın yoğun bir şekilde sevkıyatı devam ederken, Münbiç’teki ‘bekleme pozisyonu’na rağmen bölgedeki Türk istihbari unsurlarının tüm gelişmeleri an be an izlediği ve merkeze raporladığı öğrenildi.

Rusya, Kırım’a S-350E Vityaz yeni nesil hava savunma füze sistemleri konuşlandırıyor

Bakanlık, Rus ordusunun 2018’de Kırım yarımadasında Pantsir-S ve S-400 sistemlerini konuşlandırdığını da belirtti.

Yıllardır sınırlarının ötesindeki askeri yeteneklerini gözden geçiren Rusya’nın Suriye ve Ukrayna ihtilafına müdahalesi Batı ile ilişkilerinin gerilmesine neden oldu.

Washington, Rusya’nın SSC-8 olarak adlandırılan yeni orta menzilli Novator 9M729 füzesinin anlaşmayı ihlal ettiğini savunarak, Nükleer Silahların (NPT) Yayılmasını Önleme Antlaşması’ndan çekilmekle tehdit etmişti.

Rusya ise, füzesinin anlaşmaya aykırı olduğunu reddederek, ABD’yi yeni füzeler geliştirmek için anlaşmadan çekilmek amacıyla sahte bir bahane oluşturmakla suçlamıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Çarşamba günü hükümet temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda yaptığı açıklamada, Avangard adını verdiği yeni hipersonik füzesini başarıyla test ettiğini duyurmuştu.

Putin, füzenin tamamıyla başarılı bir biçimde test edildiğini dile getirerek, “Rusya’nın bundan böyle yeni bir stratejik silahı vardır” demişti.

Rus lider, kıtalararası balistik füze olan Avangard’ın 2019’dan itibaren kullanıma hazır olacağını da sözlerine eklemişti.

Isparta’da üretip 10 ülkeye satıyorlar! Paraya para demiyor

Isparta’da bir firma tarafından üretilen katkısız meyve cipsleri 10 ülkeye ihraç ediliyor.

KOSGEB desteğiyle üretime başlayan firma, elma, portakal, mandalina, kavun, muz, çilek, kivi, greyfurt, nar ve şeftaliyi makinelerde ince dilimler haline getirip, ürüne özel sıcaklıklarda kurutarak meyve cipsi üretti.

Yurt içinden ve yurt dışından talep gören meyve cipslerin, ihracat ağını geliştirmek için firma yetkilileri çalışmalara devam ediyor. Firma sahibi Mehmet Volkan Poyraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Isparta’da iklim şartlarından dolayı birçok meyve ve sebzenin üretildiğini söyledi. Alternatif ürün geliştirmek için böyle bir çalışmaya başladıklarını ifade eden Poyraz, ürünleri toptan ve perakende olarak satışa sunduklarını kaydetti.

“Katkı maddesi bulunmuyor”

Meyve cipslerinde katkı maddesinin bulunmadığını belirten Poyraz, şöyle devam etti:

“Ürettiğimiz cipslerde katkı maddesi bulunmuyor. İnsanlara, özellikle çocuklara bu cipsi sevdirme amacını taşıdık. Güvenle tüketebilirler. Devlete sunmuş olduğumuz projeyle daha da hızlandık. Yurt dışında 10 ülkeye meyve cipsleri gönderiyoruz. Bunlar arasında Almanya, İngiltere, Kuveyt, İsrail var. Bunun dışında Amerika ve Çin’le de görüşmelerimiz devam ediyor. Oradaki büyük market zincirleriyle bağlantı halindeyiz. Türkiye’de satış ağımız oldukça geniş ve hemen hemen tüm illere gönderiyoruz. Yurt dışına ihracat ağımızı genişletme amacındayız. Oralarda fuarlara katılıyoruz. İsteyenlere numune gönderiyoruz. Üretim kapasitemiz de günlük 3 ton.”

Sezona göre üretim miktarının değiştiğini vurgulayan Poyraz, meyve cipsi üretimini yıl içerisine yaydıklarını ifade etti.

“Kurutma, atalarımızdan gelen en eski saklama yöntemi”

Isparta’da üretilen ürünü ülke ve dünyada tanıtmaktan dolayı mutlu olduklarını anlatan Poyraz, “Amacımız bu ürünleri insanlara tanıtmak. Bir çocuk, ‘baba bana cips al’ dediğinde onları doğal ve katkı maddesi olmayan cipslere yönlendirmek.” dedi.

Poyraz, Türkiye’nin kurutulmuş üzüm, incir ve kayısıda dünyada önde gelen bir ülke olduğunu, çeşitliliğin artırılması amacıyla çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Kurutmanın Türk geleneğinde uzun zamandan beri var olduğuna dikkati çeken Poyraz, “İnsanlara bu ürünlerin üretilip, tüketilebileceğini alıştırmaya çalışıyoruz. Çiftçi açısından baktığımızda ise değerlendiremediği ürün varsa alıyoruz ve yeni bir satış kanalı oluşturuyoruz. Bu açıdan ekonomiye katkı sağlıyoruz.” diye konuştu.

Üretimi yaparken ürünün lezzetinde bir değişim meydana gelmediğini dile getiren Poyraz, kışın tüketilebilen ürünlerin yazın, yazın üretilen meyvelerin de kışın tüketilme imkanının olduğunu kaydetti.

Yatırımlarına KOSGEB’in destek verdiğini kaydeden Poyraz, “Böylelikle devlet, sanayi ve üniversite iş birliğiyle bu ürünleri üretmeye başladık. Doğal olmasından dolayı çocuklarımıza alıştırmaya çalışalım. Kurutulmuş meyve kültürüne alışkın bir toplumuz. Çocukların cebine kurutulmuş üzüm koyup okula gönderdiğimiz zamanlar vardı. Çeşit sayısı açısından geliştiriyoruz.” dedi.